Onlarsız kalmayın, sizin de düşlere açılan kapılarınız, uğrunda savaştığınız şeyleriniz olsun.
eshcinsel.net - Türkiye'nin ilk eşcinsel portalı - 1998'den bugüne.
Haberler Bilgi Bankası Bakış Açısı Sağlam Vücut Yakın Takip Iletisim
Ana Sayfa › Bilgi Bankası › Tarihin Pembe Sayfaları › Türkiye Eşcinsellik Raporu '96
Eşcinsellik
Terimler ve Anlamları
Eşcinseller ne yaparlar?
Homofobi
Hukuki Durum
Askerlik
Tarihin Örnek Eşcinselleri
Tarihin Pembe Sayfaları
Ünlü Eşcinseller
Eşcinsellik Sembolleri

Tarihin Pembe Sayfaları

Türkiye Eşcinsellik Raporu '96

1996 yılında Türkiye'de eşcinsellik adına küçük de olsa olumlu yönde değişmeler olduğunu düşünüyoruz. Gazetelerde çıkan "eşcinsel katil" haberleri azaldı, eşcinsellerin çocukları taciz eden ve geleceğimizi tehdit eden yaratıklar olduğunu iddia eden köşe yazarına pek az rastlandı. Ama yine de Fato yaptığı "sapık eşcinsel" haberine rağmen ödül aldı ve eşcinsel temalı görüntüler yayınladığı gerekçesiyle televizyon kanallarına kapama cezası verildi. Biz biraz da kendi bulunduğumuz yerden, yani Lambda İstanbul açısından 1996'ya bir bakmak istedik.

Her ne kadar 1996'nın ilk aylarında pek bir şey olmamış gibi görünüyorsa da, İstanbul'un Lambda'nın dışındaki öteki eşcinsel grubu olan "Çağrı" dağıldı. "Çağrı" grubu yıllardır çalışmalarını İbrahim Eren liderliğinde sürdürüyordu. İbrahim Eren, Türkiye'de eşcinsel hareketin başlangıcında oldukça adı geçen birisi ve Yeşiller Partisi bünyesinde eşcinsellere toplumda iyi bir yer kazandırmak için çalışmıştı. Her ne kadar şu anda faaliyette olmasalar da, renkliliğin demokrasiyi beraberinde getireceğini düşünerek tekrar bir araya gelmelerini diliyoruz.

Belki de yılın en önemli olayı Türkiye'de ilk kez tüzüğünde cinsel ayrımcılığa karşı olduğunu bildiren bir parti kurulmasıydı. Evet, ÖDP'den bahsediyoruz. Barışın, özgürlüğün ve devrimin partisi. Özgürlük ve Dayanışma Partisi. Çok önemli bir adım sayılabilecek ÖDP'nin kurulmasıyla belki de ilk kez eşcinsel seçmenlerin de olduğunun farkına varılıyordu.

5 Mayıs 1996'da Türkiye'de tarihi denilebilecek bir olay oldu. Evet %100 GL ilk programına tam gece yarısı 12:00 de başladı. %100 GL, Uğur Alper'in sesiyle "herkese merhaba" dedi ve 8 aya yakın bir süredir yayın hayatına devam ediyor. İlk önce şüphelerle, korkularla başlandı programa. Ama aynı zamanda içimizdeki zevk ve heyecan da hissedilebiliyordu. Biz bir ilki gerçekleştiriyorduk ama açıkçası ilk zamanlarda üstlendiğimiz görevin ciddiliğinin pek de farkında değildik. Stüdyoya girip bir saat boyunca sanki kendi başımıza sohbet ediyorduk. Sonra telefonlar, katılımlar derken ilk yayın dönemi bitmiş. Yani 6 ay her hafta aralıksız bu stüdyoya gelmişiz pazarları. Bu arada Türkiye'de kamuoyu önünde kendine "ibne" diyen ilk insanlar biz olduk.

Sonra yeni yayın dönemi başladı yeni sunucu geldi, program daha bir renklendi. Böyle tarihi bir olayın gerçekleşmesinde tabii ki en büyük katkı Açık Radyo'nun. Bize güvendiler, tepkilerden korkmadılar. Zaten pek olumsuz tepki de almadı %100 GL. Demek ki böyle bir programın eksikliği yaşanıyormuş diye düşünüyoruz.

Program başlayalı bir kaç hafta olmuşken, tüm Türkiye'yi uzun süre meşgul eden HABITAT II başladı. Lambda da öteki sivil toplum kuruluşları gibi Habitat'taki yerini aldı. HABITAT II bizce eşcinseller için öteki insanlardan biraz daha önemliydi. Çünkü eşcinseller açıkça 'biz de varız' diyebiliyorlardı. Biraz da Birleşmiş Milletler'in korumasında olmanın verdiği güvence ile hem standımızı ziyaret eden insanlarla, hem de öteki sivil toplum kuruluşlarıyla rahatça iletişim kurduk. Bu arada gazeteler ve televizyonlardan eksik olmadık. Bazı gazeteci ve televizyoncular bizim aradıkları medyatikliğe pek sahip olmadığımızı görünce bizimle pek ilgilenmedi, yaptıkları haberleri yayınlamadılar. Ama birçok dergi ve gazetede de Türkiye'de pek rastlanmayan eşcinsellikle ilgili olumlu haberler çıktı.

Gay ve lezbiyenler açısından rahatça açılma ortamı sağlayan HABITAT II ne yazık ki travesti ve transeksüel arkadaşlarımız açısından pek hayırlı olmadı. İşte hâlâ devam eden Ülker Sokak olayları HABITAT II zamanlarında başlamıştı. Hatırlayacağınız gibi Habitat için sokaklar ve kaldırımlar temizlenir düzenlenirken, sokak çocukları ve travestiler de bu temizliğe dahil edilmişti. Beyoğlu'nda yaşayan travesti ve transeksüeller Habitat sırasında ortalıkta görünmemeliydi. Yoksa yabancı konuklar ne düşünürdü? Türkler eşcinsel olamazdı!

Oysa bilmiyorlardı ki travesti ve transeksüeller de HABITAT'a katılmak için stand kiralamışlardı. Tehditler kısmen işe yaramıştı ve travesti ve transeksüellerin birazı gerçekten de ortadan kaybolmuşlardı. Politik kimlik taşıyan bir grup transeksüel ise Lambda ile ortak standda gururla yerlerini alıyorlardı.

Fakat ne yazık ki Habitat'ın bitmesinden sonra Ülker Sokak'taki travesti ve transeksüellere baskılar sona ermedi. Habitat'ın başlattığı "temizleme" hareketi daha da bir ivme kazanarak devam etti. Belirli bir kesimin rant kaygıları sonucu, sokak sakinlerinin de kışkırtılmasıyla travesti ve transeksüellere karşı sistemli bir hareket başladı. Travestilerin evleri yakıldı, kapıları kırıldı, yaşama ve ikamet etme haklarına saldırıldı. Birer birer sokaktan ayrıldılar. Ama içlerinde mücadele eden, yılmayan bir kaç kişi kaldı ve hala da çabalıyorlar. Ve ne yazık ki tüm çabalarımıza rağmen bu insan hakları ihlali devam ediyor....

Habitat'a geri dönersek, Habitat'tan sonra çıktığımız gazete ve televizyonların etkisiyle Lambda'ya bir çok insan katıldı ve oldukça kalabalıklaştık. Ayrıca Habitat'ın son günlerinde Habitat'taki tüm yabancı gay ve lezbiyenlerin katılımıyla bir parti düzenledik. Lambda'nın uluslararası bağlarını da oldukça sağlamlaştırdığımızı ve geliştirdiğimizi düşünüyoruz.

Temmuz'da tüm dünyada Eşcinsel Gurur Etkinlikleri yapılırken Lambda da boş duramazdı tabii ki. Biz de Klüp Prive'de bir Christopher Street Day Partisi düzenledik. Bu partide güvenli seks için prezervatif ve kayganlaştırıcı dağıttık.

1 Eylül Dünya Barış Günü.... Eşcinseller de barıştan yanadır. Biz de bunu ispatlamak için ve kendimizi gösterebileceğimiz bu fırsatı kaçırmak istemedik ve ÖDP'nin Yedikule Zindanları'nda düzenlediği Barış Şenlikleri'ne bir standla katıldık. İnsanları elimizden geldiğince bilgilendirmeye çalıştık ve Lambda İstanbul'un herkesin beraber ve mutlu yaşaması için evrensel barıştan yana olduğunu bir bildiriyle duyurduk.

Takvimler Kasım ayını gösterdiğinde İstanbullu okurlar için yılın en önemli olayı gerçekleşiyordu. TÜYAP Kitap Fuarı. Lambda bu fuarı da ihmal etmedi ve AIDS Savaşım Derneği'nin standında kıyısından köşesinden bu etkinliğe de katıldı. Hemen sonrasında 1 Aralık Dünya AIDS Günü'nde ise ortağımız AIDS Savaşım Derneği'nden yine ayrılmadık ve AIDS Savaşım'ın açtığı standlarda yerimizi aldık. 14 Aralık'ta da bir hafta geç kalmış da olsak NEXT'te bir AIDS Partisi düzenledik. Bu partide de insanları bilgilendirmek amacıyla broşürler dağıttık ve prezervatif hediye ettik.

15 Aralık'ta da Ülker Sokak'taki olaylarla ilgili, İnsan Hakları Derneği, ÖDP ve Lambda İstanbul işbirliğiyle de bir basın açıklaması yapıldı.

İşte 1996'ya kısaca bir bakınca karşımıza bunlar çıkıyor. Umarız 1997 sonunda söyleyebileceğimiz olumlu şeyler olumsuzlardan çok daha fazla olur.

 

Özgürleşme Hareketinin Tarihi 1
Özgürleşme Hareketinin Tarihi 2
Türkiye'nin ilk Eşcinsel Dergisi
Eşcinsellere Özgürlük Hareketi
Arap toplumunda eşcinsellik
Dr. Magnus Hirschfield
Virginia'dan Vita'ya
Kadınlar Günü'nün Tarihi
Bir Daha Asla
Türkiye Eşcinsellik Raporu '96
Nazi Almanyası'nda Eşcinsellik
Sigmund Freud'dan mektup
Kronoloji
Stonewall olayları
Robin Hood Gey Miydi?

 

 

 
 
© Copyright 1998-2009 eshcinsel.net Sohbet Odası  |  Site Haritası