Onlarsız kalmayın, sizin de düşlere açılan kapılarınız, uğrunda savaştığınız şeyleriniz olsun.
eshcinsel.net - Türkiye'nin ilk eşcinsel portalı - 1998'den bugüne.
Haberler Bilgi Bankası Bakış Açısı Sağlam Vücut Yakın Takip Iletisim
Ana Sayfa
Bill heteroseksüel bir erkek. Yani kadınlarla düzüşür. John ise eşcinsel bir erkek, yani erkeklerle düzüşür. Bill, John'un erkeklerle düzüştüğü için öldürülmesi gerektiğini düşünmektedir. John'un kızkardeşi, Beth, erkeklerle düzüşür. Bill, onun öldürülmesi gerektiğini düşünmez. Çünkü onun özel hakları vardır. John'un diğer kızkardeşi, Amy, kadınlarla düzüşür. Bill, Amy'nin öldürülüp öldürülmemesi gerektiğine karar veremez. Çünkü Bill'in bazı arkadaşları Amy'yi kadınlarla düzüşürken seyredip mastürbasyon yapmak istemektedirler. Bill, John'a "ibne" demektedir; ve "Tanrı ibneleri sevmez!" John, erkeklerle düzüştüğü için cehenneme gidecektir. Bill, aile değerleri üzerine atıp tutar; sonra gider arkadaşlarının karılarıyla düzüşür. Tanrı kitaplarda der ki: "Zina yapmayacaksın." Bill asla "Zina yapan erkekleri Tanrı sevmez," dememiştir. John âşıktır. Sevgilisi Ed ile 20 yıldır birliktedirler. John, Ed ile evlenmek ister. Fakat hükûmet eşcinsellerin evlenmesine izin vermemektedir. Bill evlidir. Hiç bir zaman da âşık olmamıştır. John, ilişkisi olduğu kişinin cinsiyeti yüzünden evlenemezken, Bill evlenebilir. Çünkü Bill'in özel hakları vardır. Bill, ilk karısı Gwen'den boşanmıştır. Çünkü ondan sıkılmıştır. Gwen hastanede kanser tedavisi görürken Bill tarafından terkedilmiştir. Bill arkadaşlarına Gwen'in sersem bir 'piliç' olduğunu söylemiştir. John, eşcinsel olduğu anlaşılıncaya dek bir çocuk bakımevinde çalışırdı. Çocukların anne-babaları John'un onların çocuklarını düzebileceğinden korkuyorlardı. Oysa John sadece erkeklerle düzüşür, çocuklarla değil! Ardından John bir at çiftliğinde çalışmaya başladı. Çiftlik sahipleri onun eşcinsel olduğunu öğreninceye dek. John eşcinseldi, ve onun atları düzmesinden endişelendiler. Oysa John erkeklerle düzüşür, atlarla değil! John sonraları bir morgda çalıştı, morg yöneticileri onun eşcinsel olduğunu öğreninceye kadar tabii. John eşcinsel olduğuna göre cesetleri düzmeye kalkışabilirdi! Oysa John erkeklerle düzüşür, cesetlerle değil! John, ilişkide olduğu kişinin cinsiyeti yüzünden işten kovulabilir. Ama Bill kovulmaz. Onun özel hakları vardır. John küçükken orduda çalışmayı düşünmüştü. Ama ordu John'u, ilişkide olduğu cinsiyet yüzünden kabul etmedi. Bill, orduda bulunmuştu. Ordu onu kabul etti, çünkü Bill heteroseksüeldi. Ordu John'u reddetti çünkü o eşcinseldi. Bill çocuklarını beyzbol sopasıyla döver. Çocuklara Tanrı'dan korkmaları gerektiğini söyler. Oğlu Jake'in kolunu kırar, onun eşcinsel olmasından korkar. Sonraları Jake'in eşcinsel olduğunu öğrenir ve oğlunu öldürür. Tutuklanır ve yaptığı şey sadece bir eşcinseli öldürmek olduğundan 1 yıl ceza alır. Bill'in çocukları ondan nefret eder. John'un çalıştığı bakımevindeki çocuklar onu çok severler. Bill, bebeğin eşcinsel olup olmadığını öğrenmek mümkün olmadıkça kürtajın yasallaşmasına karşıdır. Eğer bu mümkünse, kadınlar kürtaja zorlanabilir. John ve sevgilisi Ed, Jason adında bir çocuğu evlât edinirler. Jason aileden aileye verilmiş bir yetimdir. John ve Ed'in dışındaki diğer hiçbir aileyi sevememiştir. Fakat hükûmet, eşcinsellerin çocuk evlât edinmelerine karşı bir karar alır. Jason'ı onlardan alırlar. Jason; John ve Ed'den ayrıldığı için ağlar çünkü onları sevmiştir. Hayatında ilk defa mutlu olduğunu ve hükûmetin bu mutluluğu onun elinden aldığını yazar bir kâğıda, ve kendini asar... Birkaç yıl önce John, Ed ile bir parktayken; Bill ve arkadaşları onları döverler. Ne de olsa "Tanrı ibneleri sevmez!" Borular ve beyzbol sopaları ile onlara vururlar. Doktorlar John'un yüzünü eski hâline getirmek için ona titanyum plâkalar takarlar. John'un çalıştığı yerde kimi insanlar Jeffrey Dahmer'ın eşcinsel olduğunu ve eşcinsellerin de tutuklanması gerektiğini söylerler. Diğerleri de kafa sallayıp bu düşünceyi onaylar. Bir kadın çıkar ve Ted Bundy'nin de heteroseksüel olduğunu bu yüzden heteroseksüellerin tutuklanmaları gerektiğini söyler. Diğerleri güler. Ed AIDS hastasıdır. JC virüsü denen bir virüs beynine zarar vermektedir. İlerleyen "Mültifokal lökonsefalopati" teşhisi konur. John, tıp sözlüğünden hastalığın karşılığını bulur: "İlk nörolojik belirtilerin ardından 3 ilâ 6 ay içinde ölümle sonuçlanan bir hastalık." Sözlükte "TEDAVİSİ: Yok" yazmaktadır. John, kızkardeşi Amy'nin evine gider ve ağlar. Bill, Gwen'in kanser olduğunu ve büyük ihtimâlle öleceğini duyduğunda güler, "O orospu hak etmişti bunu," der. Ed, ailesine eşcinsel olduğunu söylediğinde, ailesi bir daha onu görmek istemez. Onlara AIDS' e yakalandığını söylediğinde can çekişerek ölmesini umduklarını söylerler. Bill AIDS için eşcinsel hastalığı der. "GAY" sözcüğü, "Gaysen, Aids'e Yakalanırsın" ın kısaltmasıdır (Orijinali "Got Aids Yet?" ÇN). Sağlık Kontrol Merkezleri, AIDS'in 25-44 yaş arası erkekleri en çok etkilediğini belirtince, Bill 25 ile 44 yaş arasındaki tüm erkeklerin "gay" olduğunu sanır. Kendisi 45 yaşında olduğundan gay olma ihtimâli de yoktur! John ve Ed, eşcinsel olmaları, hele Ed'in AIDS olması yüzünden ev sahipleri tarafından sürekli evden çıkarılırlar. Bill, asla evden çıkarılmaz. Onun özel hakları vardır. Ed ve John'un bir çok arkadaşı ölmüştür. Çoğu AIDS yüzünden, ve bir kısmı da Bill ve arkadaşlarından yediği dayaktan. John, televizyonda hükûmetin bazı üyelerinin, AIDS'lilerin kamplarda karantinaya alınması gerektiğini savunan sözlerini işitir. Ed, vücudundaki virüsün görme merkezini tahrip edeli zaten televizyon izleyememektedir. Ed dün öldü. Bill gençlerin eşcinsel hayat tarzını seçmelerinden endişe duymakta.

Bugün Dünya AIDS Günü

IHA 1 Aralık 2008


Tespit edildiği 1981 yılından bu yana 40 milyon kişinin yakalandı. 29.6 milyon kişinin ölümüne neden oldu. AIDS, özellikle kadınları ve gençleri tehdit ediyor.

 

Avrupa Birliği (AB) desteğiyle yapılan araştırmaya göre, Türkiye'de AIDS'li hasta sayısının 2 bin 544 olduğu bildirildi.

Tüm dünyanın önüne geçebilmek için seferber olduğu ancak, gün geçtikçe sayısı artan AIDS'li hastalar, Türkiye'de de önemli bir oranda bulunuyor. AB destekli Türkiye Üreme Sağlığı Programı kapsamında hazırlanan 'Türkiye'de Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar ve AIDS'in Sürveyans Sistemine İlişkin Durum Analizi'ne göre bin 921'i taşıyıcı toplam 2 bin 544 AIDS hastası bulunan Türkiye'de hastaların yüzde 68.7'si erkek, yüzde 31.3'ü de kadın.

AIDS vakalarından bildirilen ölümlerin sayısı, ilk HIV vakasının
bildirildiği 1985'ten 2006 yılına kadar geçen sürede toplam 111 kişi oldu.
Analize göre, Türkiye'de en sık 20-49 yaş arasında AIDS vakalarına rastlanıyor. Cinsiyete göre dağılıma bakıldığında ise, vakaların yüzde 68,7'sinin erkek, yüzde 31,3'ünün kadın olduğu görülüyor.

Erkeklerdeki AIDS vakalarının kadınlardan 2-4 kez daha fazla olduğu, güvensiz cinsel ilişki ve Türk erkeklerinin kadınlardan daha fazla cinsel özgürlüğe sahip olmasının, erkeklerde HIV enfeksiyonuna yakalanma riskini artıran sebepler arasında bulunduğu belirtiliyor.

Analizde yer alan bilgilere göre, Türkiye'de AIDS yüzde 50.8 heteroseksüel cinsel temas, yüzde 8.1 homoseksüel cinsel temas, yüzde 5.88 damar içi madde kullanımı, yüzde 2.27 transfüzyon alımı yoluyla bulaşıyor. AIDS'in anneden bebeğe geçme oranı yüzde 1.66 iken, vakaların yüzde 30'unda ise enfeksiyona yakalanma nedeni bilinmiyor.

Bugün Türkiye’de hala toplum tarafından tam olarak bilinmediği için HIV pozitifle yaşayanlar dışlanıyor. Oysa dünyada artık HIV pozitif kişiler, gelişen yeni tedavilerle kaliteli bir yaşam sürebiliyor. Evleniyor, çocuk sahibi oluyor işlerine, okullarına hiçbir sağlık sorunu yaşamadan devam ediyorlar.

BM: EN FAZLA ÖLÜME NEDEN OLAN HASTALIK

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekteri Ban Ki-Moon, AIDS'e yakalanma hızının tedavi altına alma hızından fazla olduğunu belirterek, "AIDS hala başta Afrika olmak üzere dünya genelinde en fazla ölüme neden olan hastalıklardan biri" dedi.

"1 Aralık Dünya AIDS Günü" dolayısıyla mesaj yayınlayan Ban Ki-Moon, "AIDS'in yakın bir zamanda ortadan kalkacağını beklemeyin. Hala, hastalığa yakalanma hızı hastaları tedavi altına alma hızından daha fazla. AIDS dünyada hala ölüm nedenlerinin arasında ilk 10'da, Afrika'da ise 1. sırada yer alıyor" ifadelerini kullandı.

"HIV hastalığı kapan insan sayısında azalma yaşanıyor. AIDS'ten ölenlerin sayısı azalıyor. Bu başarıyı, dünyanın dört bir yanında AIDS'i durdurmak için öne çıkan insanlara borçluyuz. Hükümetler HİV'den korunma, tedavi, bakım ve destek konularında verdikleri sözü yerine getiriyorlar. Ancak bu daha sadece başlangıç. Kayıtsız kalma lüksümüz yok" diyen Ban Ki-Moon, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Şu an başarmamız gereken şey liderliği oluşturabilmek. Başlattığımızın üzerine yeni yapılar inşa etmeli, yakaladığımız momentumu kaybetmemeliyiz. Birçok kişinin HIV'den korunma ve tedavi görme şansını engelleyen, utanç duygusuna ve ayrımcılığa son vermemiz gerekiyor. Toplumlar ve ülkeler üzerinde anlamlı bir etki bırakacak hizmetleri sunmamıza yetecek seviyede kaynağa ihtiyacımız var. AIDS konusunda liderlik yapma, yetkilendirme ve sonuçlandırma her zamanki kadar gerekli ve aciliyet arz ediyor.

Geçenlerde, BM vasıtasıyla ilaçlarını alabilen HIV hastası Kongolu bir kadın hakkında bir yazı okumuştum. O kadın artık, HIV ile mücadele eden ailelere yardım eden 'umut verenler ekibinin' bir parçası olmuş. Dünya AIDS günü vesilesiyle gelin hepimiz AIDS'siz bir geleceği teşvik eden ve bu amaca yönelik olarak harekete geçen 'umut verenlerden' olacağımıza dair taahhütte bulunalım."

AIDS NEDİR?

AIDS (açılımı) Acquired Immuno Deficiency Syndrome kelimelerinin kısaltması olarak ortaya çıkmış ve Edinilmiş Yetersiz Bağışıklık Sistemi Sendromu olarak Türkçe'ye çevrilmiştir.

AIDS ilk olarak 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde keşfedilmiştir. Keşfinden hemen sonra hızla yayılarak; erkek, çocuk, siyah, beyaz, Latin, Asyalı, zengin, fakir demeden bir çok insanın ölümüne neden olmuştur. Günümüze kadar AIDS'ten 225.000 kişinin öldüğü kaydedilmiştir. Bu sayı her 13 ila 15 ayda ikiye katlanmaktadır.

AIDS için halen kesin olarak bilinen bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. AIDS'ten korunmak bu tehlikeli ve ölümcül virüsün yayılmasını önlemek için uygulanabilecek tek yoldur. HIV, Human Immune Deficiency Virus, vücut bağışıklık sistemi virüsü, AIDS tamamen vücut bağışıklık sistemi ile ilgili olduğundan, hastalığa sebep olan virüse bu isim verilmiştir. Virüs, insan vücudunun hastalıklara karşı direncini sağlayan bağışıklık sistemini etkisiz hale getirmektedir. Vücut bağışıklık sisteminin etkisiz hale gelmesi, virüsten etkilenmeden önce kolayca başedebildiği deiğer hastalık mikroplarıyla artık çarpışamayacak duruma gelmesi demektir. Bu da basit bir enefeksiyonun bile ölümcül hale gelmesine sebep olabilir. AIDS hastalarının yarısından çoğu bağışıklık sistemlerinin etkisiz hale gelmesi yüzünden basit enfeksiyonlara yenilerek hayata veda etmişlerdir.

İnsan vücudu bir defa HIV virüsü ile enfekte olmuşsa artık bu virüsün hiçbirşekilde yok edilmesi yada vücuttan atılması mümkün değildir. Fakat, virüsün etkilerine engel olmak için bir takım ilaçlar geliştirilmiştir. Bunlardan ilki ve ençok bilineni AZT (Zidovudine) adı verilen ilaçtır. Bu ilaç virüsün çoğalmasını engellemektedir. AZT AIDS virüsünün meydana getirdiği belirtilerin görünmesini engellemekte ve AIDS'li hastanın yaşamının kısmen de olsa uzamasını sağlamaktadır.

Bilim adamları AIDS'le savaşabilmenin diğer yollarını aramaya devam etmektedirler. Son yıllarda bu konuda büyük gelişme kaydedilmiştir. AIDS'e karşı korunmak için aşıların testleri halen deneysel aşamadadır. 1990 yılının başlarından itibaren bu konuda başarılı sonuçlar kaydedilmektedir.

AIDS dokunma, öpüşme, solunum gibi dış kontaklarla bulaşan bir hastalık değildir. Bu nedenle insanların AIDS'li hastalara yaklaşmaması ya da onları toplumdan dışlaması hem gereksiz hem de yanlış bir tutumdur. Çünkü AIDS'li bir hastaya dokunarak veya yanında bulunarak AIDS'e yakalanmanın mümkün değildir. Ayrıca AIDS evcil hayvanlardan, tuvaletlerden, yüzme havuzlarından, tabak ya da bardaklardan bulaşıcı özellik göstermez. Bu nedenle insanların bu konularda korkutulması ya da yersiz bir kaygıya neden olunması çok yanlıştır. AIDS'in ana bulaşma yolu seksüel birleşme, uyuşturucu kullanıcılarının enjektörlerini paylaşması ve çok da az olsa kan transferidir. Ne yazık ki, AIDS hastalığına yakalanmış hamile bir kadının daha doğmamış bebeği de bu hastalığa yakalanmış demektir.

Neden AIDS'i daha önce duymamıştık? AIDS 1981 yılına kadar tanımlanmış bir hastalık değildi. AIDS'in izinin sürülmesi doktorların bu bilinmeyen hastalığı yeterli derecede tanımasıyla başladı. AIDS'in ilk rastlandığı 1981 yılında ABD'de 316 kişinin AIDS hastalığına yakalandığı tespit edilmiştir. Beş yıl sonra 1986 Ağustos'unda 23.000 vaka rapor edilmiştir. Hastalığın artışı büyük bir hızla devam etmiş ve 1990'larda sadece ABD'de 60.000 nin üstünde AIDS hastası tespit edilmiştir. Bu hızlı artış, bilim adamları, doktorlar ve hükümetler için bir alarm sinyali olmuş ve onları konuyla ciddi biçimde ilgilenmeye itmiştir.

AIDS'in gerçek kökeni bilinmemektedir. Çünkü AIDS yeni gelişmiş bir hastalıktır. AIDS'in kökeni hakkındaki en geçerli görüş hastalığın Afrika kökenli olduğudur. Afrika'da ki yeşil maymunların taşıdığı bir virüs insanlarda rastlanan AIDS virüsüne çok benzemektedir. Bilimsel tahminler maymunlarda rastlanan virüsün doğal ortamda organizmalar içinde yaşamını sürdürerek, mutasyon geçirdiği ve burdanda insanlara geçtiği üzerinde yoğunlaşmaktadır. Görülen mutasyonun çok nadir olduğu da görüşler arasında yer almaktadır.

Bir başka görüş ise virüsün biyolojik silah olarak üretilmek istendiği fakat sonucun etkisi uzun sürede görüldüğü için araştırmalara devam edilmediği, ve bir ara nasıl olduysa labaratuvar dışına çıkarılarak insanlara bulaştırıldığı üzerinedir. Yeşil maymunlar Afrika'nın çoğu bölgesinde lezzetli bir yemek olarak görülmektedir. Virüsün maymunlardan insana iyi pişmemiş organlardan ya da etlerin pişirilmeye hazırlanırken meydana gelebilecek kesik vb. gibi yaralardan bulaşmış olabileceği de düşünülmektedir. Çünkü bilindiği gibi virüsün bulaşma yollarının en önemlilerinden biri kandır. Hastalığın ilk insana bulaşması böyle olmuştur. Bundan sonra hastalık diğer insanlara seksüel birleşme ve uyuşturucu kullanımı ve kan transferleri sırasında yayılmıştır. Afrika devletlerinin bir çoğu bu görüşün mantıklı olduğunu savunmaktadır. Bu olayların hiçbiri ırkla ilgili değildir. Şunu unutmamak gerekir ki tek bir kişi değil tüm insanlık AIDS'in gelişmesinden sorumludur ve bizde bu sorumluluğu paylaşmaktan ve bu öldürücü virüsün yayılmasını engellemekten sorumlu sayılırız.

+ Yorum yap

 

 
Eşcinsellere ev ve iş konularında ayırımcılık yapıldığı için ve nasıl davrandığımız kim olduğumuzdan daha önemli olduğu için ve taciz edilirsek bu bizim problemimiz olduğu için ve saldırıya uğrarsak bunu biz kışkırttığımız için ve sesimizi yükseltirsek teşhircilik ettiğimiz için ve seksten zevk alıyorsak sapık olduğumuz için ve aids’e yakalanırsak onu hakettiğimiz için ve gururla yürürsek çocukları yoldan çıkardığımız için ve çocuk ister veya sahip olursak uygunsuz birer ebeveyn olduğumuz için ve haklarımızı savunmaya kalkarsak sınırı aştığımız için ve bir insan olarak değerimizi sürekli olarak sorgulamak zorunda bırakıldığımız için ve karşı cinsten biriyle bir ilişkimiz yoksa buna bir şans vermediğimiz için ve aynı cinsten biriyle bir ilişkimiz varsa bu görmezlikten gelindiği için ve bizim sevgimizin “gerçek” olmadığı söylendiği için ve eğer kendimizi kabul edersek sadece bir evre geçirdiğimiz için ve eşcinsel tarih edebiyatta yok göründüğü için ve homofobi yargıtayca tasvip edildiği için ve diğer binlerce sebep yüzünden EŞCİNSEL SİVİL HAKLARI HAREKETİNİN BİR PARÇASIYIM.

EshMekanlar

Bearphorus

Çalıştığınız veya işlettiğiniz müessese eşcinsel dostu mu? Buradan tanıtmak için bize yazın.

EshEtkinlikler/Duyurular

İzmir'de Parti var...

BEARPHORUS AYI BARI AÇILDI !... İstanbul'un ilk ayı barı 'BEARPHORUS BAR' Taksim Talimhane'de, 27 Mart 2008 Cuma günü açıldı. Detay »

Organize ettiğiniz veya etmek istediğiniz etkinlikleri buradan duyurmak için bize yazın.

» Lambda-Istanbul Etkinlikleri
» Lambda-Istanbul Duyuruları

Ayilar
 
Beargi
 
CiwCiw
 
Gayaxy
 
Gokkusagi Projesi
 
Ibnistan
 
Icimdeki Ayi
 
IGLHRC
 
ILGA
 
Istanbul Bear Club
 
Kaos GL
 
Lambda Istanbul
 
Legato
 
Mor El
 
TRGI
 
Turk Gay Lesbians
 
En iyi portal
 

EshLinkler

Eşcinsellikler ilgili bilgi, haber veya popüler kültür içerikli bir siteniz varsa veya tavsiye etmek isterseniz bize yazın.

 

EshSohbet

 
 
© Copyright 1998-2008 eshcinsel.net Site Haritası